abla-fav

aysegulcoruhlu.com dan August 2,2022 tarihinde print edilmistir.

Glisinli kollajen nedir?

Ekran Resmi 2022-05-18 16.54.06
ayşegül coruhlu hakkında

Dr. Ayşegül Çoruhlu

Cellular Wellbeing
Circadian Health
Reverse Aging
Longevity

Diğer Makalelerim

Fibromiyaljide ağrıların sebebi nedir? Covidde fibromiyaljiye benzer kas ağrıları neden olur?
Yeni yılda yaşlanmamızı nasıl yavaşlatabiliriz?
Osteoporoz nasıl engellenir?

Glisinli kollajen nedir?

 

Kollajen konusuna aşinasınızdır. Ancak kafanızda bu konuda çok soru olabilir. Bu yazımda şimdiye kadar okumadığınız açıklamalarla;

Hem kollajeni öğreneceğiz,

Hem kollajenin vücutta nasıl artırılacağını öğreneceğiz.

Yazının ikinci bölümünde kollajenin içine eklenmiş ekstra glisin maddesinin, satın aldığınız  destek kollajen ürünününden daha fazla fayda sağladığınızı ,ürün kana geçince daha fazla kendi vücut kollajeninize döneceğini öğreneceksiniz. Yani aynı gram üründen daha fazla kollajen üretmenin yolunu göreceğiz.

 

Öncelikle kollajeni tam bir tanıyalım. Kollajen cildin volümünü sağlayan bir tür yastıkçıktır. Gerçekten de yastık gibidir. Gençken kabarık pofuduk bir yastık gibidir. O yüzden gençken yanaklarımız gergin, volümlü, cildimiz kırışıksızdır. Siz derinize baktığınızda, yatay iki boyutlu bir yapı görürsünüz. Onun altında o cilde kabarıklık veren yapının gerçek adı ekstra-sellüler matriks denen yapıdır. Ekstra-cellular yani hücrelerin dışındaki ekstra alandan bahseder. Cildin hücreleri işte bu ekstra sellüler matriks denen yastıkçığa gömülü dururlar. Ekstra sellüler matriksi ECM diye kısaltalım. ECM, cilt altındaki hücrelerin içinde olduğu, cilde 3D yapıyı sağlayan bölümdür. 3D yani 3 boyutlu volümlü yapıyı hayal edin. Sonuçta yatay 2 boyutlu değiliz. İşte ECM’nin temel elemanlarından biri kollajendir. Kollajenin tazeliği bu 3 boyutlu hacimli yapıya hizmet eder.

 

Şimdi bu 3 boyutlu yani 3D yapımızı kollajen üzerinden biraz daha açalım. Öncelikle kolajenin bir protein olduğunu hatırlayalım. Kollajen bir proteindir. Bu, ilk hatırlamanız gereken bilgi. İkincisi tüm proteinler 3D yapılıdır.

 

Şimdi bu iki bilgiyi birleştirelim:

-Proteinler üç boyutlu yapılardır. Bu onların volümünü sağlar.

-Kollajen de proteindir ve 3 boyutludur.

 

Şimdi zihninizde şunu canlandırın lütfen:

Renkli rafya kağıtları düşünün. 3 renk olsun. Onları makasla sıyırıp kıvır kıvır yaptığınızı düşünün. Tıpkı hediye paketi hazırlar gibi. Sonra bu üç farklı rengi , kıvırdıktan sonra üst üste dolayıp bir topçuk yaptığınızı hayal edin. İşte bu kıvır kıvır topçuk sizin taze genç kollajeninizdir. Kollajen bu şekilde kıvrımlı, hacimli ve 3D yapıdadır.

blank

Ancak yaşlanmayla, bu 3D yapılı halden uzaklaşır, cildimizin altında volüm kaybeder, yassılaşır, sanki 2D oluruz. Yani yaşlandıkça kollajen proteini, bu kıvrımlı halini kaybetmeye başlar. ECM’nin içinde yer alan kollajen cilt altındaki hücrelerin kabarık yastıkçığı iken, yastıklık fonksiyonu azalır. Biz aynada bunu incelmiş sarkmış cilt olarak görürüz.

 

Peki bu neden olmaktadır?

 

Kollajenin protein olduğunu ve 3D katlatmışlığa sahip olması gerektiğini söyledik. Biz düzgün katlanmış proteinlere ‘protein folding’ deriz. Eğer katlanmalarında sorun olmuş ve iyi hacimli katlanamamışlarsa, bu haldeki proteinlere de ‘protein missfolding’ deriz.Yani yanlış katlanmış proteinler. İşte protein missfolding yaşlanmanın ve sarkmanın temel sebeplerinden biridir. Neden proteinler yanlış katlanır sorusuna cevap uzundur; yaşlanmanın kendisi, kötü beslenme, uykusuzluk , şeker fazlalığı ( ki bu en önemli sebeplerden), proteinlerin ve kollajenin kötü katlanmasına sebep olur.

 

Dışardan kollajen desteği almaktaki amacımız vücuda yeni kollajen yapsın diye hammadde vermektir. Ancak ağızdan giren kollajen, vücuttaki kollajen gibi 3D yapılı olamaz. Hidrolize edilmiş küçük parçalar halindedir. Vücut bu hidrolize kollajenlerden tıpkı bir legonun parçalarını birleştirmek gibi yeniden 3D yapılı kollajen yapacaktır . Ancak burada kritik bir nokta var. Şimdi konunun can alıcı yerine geliyoruz.

 

Hangi kolajeni tüketirseniz tüketin vücut ondan yapabildiği kadar taze , iyi katlanabilen kollajen yapacaktır. Ağızdan giren hammaddenin ne kadarının kollajene döneceğini belirleyen şey: GLİSİN miktarıdır. Alınan kollajen ürünü içerisindeki glisin miktarı kadar kollajen olur. Bu kuraldır. Çünkü glisin kollajen yapımında RATE LİMİTİNG faktördür . Türkçesi, glisin kollajen yapımında hız kısıtlayıcı faktördür. Daha da Türkçesi ‘GLİSİNİN KADAR KOLLAJENİN OLUŞUR’.

 

Her kollajenin üçte biri glisindir. Ancak ağızdan giren ve emilim yollarını aşan tüm ürünler, içeri sokabildiği glisin kadarıyla yeni kollajen yapabilirler. Bu biyokimyasal kuraldır. O halde bir ürüne , hesaplanmış özel oranlarda eklenmiş glisin, o üründen vücut içinde daha çok kollajen oluşumu sağlayacaktır. Hatta daha az gram kollajen kullanmak dahi yeterli olacaktır.

 

Yazıyı sıkıcı kılmamak için burada noktalıyorum. Ancak devamı gelecek. Sizler şu bilgiyle bitirebilirsiniz:

1-Glisin ,ne kadar kollajen oluşabileceğini belirleyen maddedir.

2-Glisinin varlığı kollajeni 3D yapılı düzgün ve volümlü katlanmış yapar. Başta anlattığım yassılık yerine, hacim isteriz. Bunu  için glisinin bolluğu ,  kollajenin daha güzel katlanması için şarttır. Bu  literatür bilgisidir.

 

Bu kombinasyonu henüz dünyada hiçbir üründe bulamazsınız. Ama kollajen biyokimyasına hakim biri olarak aylardır araştırdığım yayınlar, glisin miktarının bütün olayın kilit noktası olduğunu söyler.

Umarım konu açıklayıcı olmuştur.